Hepatit B Nedir?

HEPATİT B Nedir?

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Hepatit-B virüsünün (HBV) neden olduğu, özellikle karaciğerde iltihap ve hücre hasarıyla seyreden bir hastalıktır.Orada çoğalır ve zamanla karaciğeri tahrip edecek boyutlara ulaşabilir. Hepatit-B virüsü yalnız insanlarda hastalık yapabilen bir virüstür.

HBV enfeksiyonu tüm dünyada oldukça yaygındır. Dünyada her yıl 50 milyon kişi HBV ile karşılaşmakta ve yaklaşık 2 milyar kişi bu virüsle karşılaşmış durumdadır. Her yıl HBV’ye bağlı nedenlerle 1-2 milyon insan ölmektedir ve dünyada 350 milyon insan bu virüsün taşıyıcısıdır.Ülkemizde her yıl 200 bin kişi bu virüsle karşılaşmakta ve her üç kişiden birisi bu enfeksiyonu geçirmektedir. Ülkemizde 3-3,5 milyon kişi bu virüsün taşıyıcısıdır.

Hastaların % 75-80’inde herhangi bir belirti vermeksizin gelişir.Taramalarda ve kan bağışlarında yapılan tetkiklerde tesadüfen tespit edilir. Kuluçka süresi 2-6 ay arasında değişmektedir. Hastalık belirtileri aşırı halsizlik ve yorgunluk hissi, iştah kaybı, bulantı, kusma, deride ve göz aklarında sararma, idrar renginde koyulaşma, karın ağrısı, karaciğer bölgesinde hassasiyet şeklindedir.

Hepatit B virüsü bulaştıktan sonra kişinin bağışıklık sistemi kuvvetli ise vücudunda virüse karşı antikor denilen koruyucu maddeler oluşur ve belirli bir düzeyde kalır.Artık kişi doğal olarak aşılanmıştır, tam şifa ile iyileşmiştir.Ömür boyu Hepatit B’den korunacaktır.Oluşan bu koruyucu antikorlar,eğer ki olması gereken düzeye ulaşamaz ise kişi taşıyıcı olarak kalacaktır.Henüz kendisi hasta değildir fakat potansiyel virüs saçıcısıdır.Çevresi için hastalığın yayılmasında büyük bir tehlike oluşturur.Özellikle ülkemizde bu anlamda gizli taşıyıcılar çoktur.Hastalığın kontrolsüz bulaşmasında en sessiz yolu oluşturur.Taşıyıcılar için risk yıllar sonra başlayabilir.Taşıyıcı kişi karaciğer kanserine aday olabilir veya organ hasarı ile karaciğer yetmezliğine girebilir.Kişide koruyucu antikorlar hiç oluşamaz ise herzaman virüs güçlü durumdadır,vücut virüse yeniktir,karaciğer fonksiyonları bozuktur,karaciğer enzimleri yüksektir,kişi aktif hastadır, hızla karaciğer yetmezliğine gider veya hastalık yıllara yayılır, zamanla karaciğer yetmezliğine ya da karaciğer kanserine dönüşür.

Hepatit B, kan yoluyla ve çok sıklıkla da yakın temasla (tükürük,ter,cinsel organ sıvıları) bulaşır. Derideki bir çatlak yada açık yara ile temas eden bir damla kan yada tükürük bile hastalığın bulaşması için yeterli olabilmektedir. Taşıyıcı anneden bebeğine de doğum esnasında bulaşabilir.En önemli ve yaygın bulaşma yolu korumalı da olsa cinsel ilişkidir.Çünkü ter ve tükürük gibi vücut sıvılarıyla dahi geçişleri olabilmektedir.Kan ve kan ürünlerinin nakli,kirli enjektörlerin kullanımı(ör:uyuşturucu bağımlılarında olduğu gibi hijyenik olmayan şartlarda ortak kullanılan enjektörlerle),yeterli sterilizasyonun yapılmadığı cerrahi girişimler, kuaför ve berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür ve pedikür setleri, tıraş bıçakları, makaslar, steril olmayan aletlerle yapılan sünnet,kulak delme işlemleri ve ortak kullanılan diş fırçaları Hepatit B virüsünün bulaşmasına sıklıkla aracılık etmektedir.Öksürme, aksırma, yanaktan öpme, emzirme, su ve yiyecekler, çatal bıçak bardakların ortak kullanımı ile hepatit B bulaşmaz.

Bu virüs ile temas eden her 10 bebekten 9’u ve her 10 erişkinden 1’i 6 aydan uzun süre mikrobu vücudundan atmayı başaramazsa yaşam boyu taşıyabilecek ve insanlara yayacaktır. Ancak taşıyıcılarda hastalık durumu farklılık gösterebilmektedir. Karaciğerlerinde oldukça ağır hasarın ortaya çıktığı bireylerde, yıllar sonra karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanseri görülebilmektedir. Kronik hepatitlilerin %25’i primer karaciğer kanseri ve siroz nedeniyle ölmektedir. Hepatit B primer karaciğer kanserlerinin %60-80’inden sorumludur. Karaciğer kanserleri kanser ölümleri içinde ilk 3 sırada yer almaktadır. Hepatit B virüsü sigaradan sonra bilinen en yaygın kanserojendir(kanser nedenidir).

Risk gruplarını Hepatit B’li anneden doğan bebekler, ev içinde Hepatit B hastası yada taşıyıcısı olanlar, birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlar, eşcinseller, kan ve kan ürünleri kullananlar, hemodiyaliz hastaları, damar içi ilaç bağımlıları, sağlık personeli, toplu halde bulunulan yerlerde (okullar, kreşler, kışlalar, yurtlar, huzurevleri v.s.) yaşayanlar oluştururlar.

Virüs vücuda girmemişse korunması kesinlikle mümkün olan bir hastalıktır.En etkili korunma yolu da aşılanmadır.Koruyuculuğu %90-95’tir. Eğer koruyucu düzeyde antikor düzeyi elde edilmişse koruyuculuk %100’e ulaşır.Aşılama,taşıyıcılara veya aktif hasta olanlara yapılamaz.Uygulanacak aşı şeması,toplam üç dozun belirli zamanlara bölünerek uygulanması ile olur.Genel olarak kullanılan aşı şeması: ilk doz 0.ay(sıfırıncı ay) kabul edilmek kaydıyla,bir ay sonra 2.doz ve 5 ay sonra 3.doz olmak üzere 0-1 ve 6.ayda yapılan 3 doz aşı uygulamasıdır.Bir diğer uygulama da hızlı cevap beklenen olgulardaki kullanılan şemadır. 0.ayda 1.doz,bir ay sonra 2.doz,bir ay sonra 3.doz ve de 12. ayda(yani son 3.dozdan 11 ay sonra ) 4.dozun yapılmasıdır.Aşılama sonrası enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik, ateş yüksekliği ve birtakım alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir. Çoğu önemsiz reaksiyonlardır.

SAYGILARIMLA
Uzm.Dr.Onur ÖZTÜRK

Cevapla

Yandex.Metrica
Önceki yazıyı okuyun:
HEPATİT C Nedir?

C hepatitli birçok kişinin gelişi güzel bir yakınması yoktur ve normal yaşamlarını sürdürmektedirler. Kuluçka müddeti değişiktir. Ortalama 7-8 haftadır. Karaciğer...

Kapat