Anasayfa / Doktorlarımız ve Uzmanlarımız / Uzm.Dr.Onur ÖZTÜRK / Bunaltı (Anksiyete) Bozuklukları
Bunaltı (Anksiyete) Bozuklukları

Bunaltı (Anksiyete) Bozuklukları

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Anksiyete, nedeni bilinmeyen, içten gelen, belirsiz, korku, kaygı, sıkıntı, kötü bir şey olacakmış endişesi ile yaşanan bir bunaltı duygusudur. Yaşamı tehdit eden ya da tehdit şeklinde algılanan bir çeşit alarm duygusudur. İçten ya da dıştan gelen tehlikeler ya da tehlike beklentilerine karşı yaşanan bir tepkidir. Anksiyete, olası bir tehdit beklentisinin bireyde yarattığı “kontrol edilemezlik” duygusudur, gelecek yönelimlidir, gerilimin bedensel belirtilerini taşır, belirgin olumsuz duygulanımla karakterizedir. Çevresel faktörler, biyolojik faktörler ve psikolojik faktörler rol oynar.

Anksiyete bozuklukları genel toplumda en yaygın görülen ruhsal bozukluklardır. Yetişkindekine benzer bir şekilde, anksiyete bozuklukları çocuk ve ergenlerde de en sık görülen ruhsal bozukluklardır. Anksiyete bozukluklarının yaşam boyu yaygınlığı %13,6 ile % 28,8 arasıdır.

Fiziksel belirtileri arasında çarpıntı, kan basıncı değişiklikleri, soluk renk ya da yüzde kızarma, nefes darlığı, hava açlığı, boğazda düğümlenme, boğulma hissiyutma güçlüğü, bunaltı, kusma, ishal, karın ağrısısık idrara çıkma, cinsel isteksizlik, terleme, kızarma, sıcak basması, titreme, his kaybı, baş dönmesi, bayılma hissi veya bayılmalar, kas gerginliği görülebilir.

Ruhsal belirtiler arasında gerginlik hissi, endişe, kaygı hali ve huzursuzluk, panik hissi, kendini rüyada gibi hissetme, çıldırma delirme korkusu, ölme korkusu, kontrolünü kaybetme korkusu, uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü görülebilir.

Anksiyete bozukluğu olanlar sıklıkla diğer tıp dallarına başvururlar. Tanımlayamadığı ancak var saydığı bir organik neden arayışı içine girerler. Gerçekten de diğer tıp dallarının (özellikle dâhiliye, kardiyoloji ve gastroenteroloji gibi) polikliniklerine başvuran hastaların 1/3’ünün ya tabloyu açıklayamayan düzeyde organik bozukluğu ya da tamamen psikolojik kaynaklı bozukluklarının olduğu bilinmektedir.
Anksiyete bozukluklarının sosyal fobi, özgül fobi, yaygın anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, takıntı hastalığı gibi formları vardır. Genel toplumda en sık görülen anksiyete bozukluğu özgül fobilerdir. Yaygınlığı en düşük olan ise takıntı-zorlantı bozukluğudur (obsesif-kompulsif bozukluk).

Yaygın Anksiyete Bozukluğu
En az altı ay süreyle hemen her gün ortaya çıkan, bir çok olay ya da etkinlik hakkında (işte ya da okulda başarı gibi) aşırı anksiyete ve üzüntü (endişeli beklentiler) duyma durumudur. Kişi üzüntüsünü kontrol etmekte zorlanır. Kadınlarda 2 kat fazladır. Genellikle 10’lu yaşların sonları ve 20’li yaşların ilk yıllarında başlama eğilimindedir.

Panik Bozukluğu
En az bir ay devam eden beklenti anksiyetesidir. Panik bozukluk temel özelliği yineleyici nitelikte beklenmedik panik ataklarıdır. Panik atakları tipik olarak aniden başlar ve 10 dakika içerisinde doruk noktasına ulaşacak şekilde giderek şiddetlenir. Ataklar yaklaşık 15-20 dakika sürer. Ataklarda çoğunlukla bir tehlike beklentisi veya sonunun geldiği duygusu ve kaçma dürtüsü bulunur. Yaşam boyu yaygınlık % 2-3 civarıdır. Kadınlarda, eğitim düzeyi düşük olanlarda, evli olmayanlarda sıktır. Başlangıç genelde 25-30 yaş aralığındadır. Ataklar esnasında çarpıntı, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma, gerçek dışılık duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma duygusu, kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu, ölüm korkusu, uyuşma ya da karıncalanma duyumları, üşüme, ürperme ya da ateş basmaları görülebilir.

Özgül (spesifik) Fobi
Özgül bir nesne ya da durumun varlığı, ya da bununla karşılaşacak olma beklentisiyle başlayan aşırı, anlamsız bir korkudur. Hayvan tipi, doğal çevre tipi (fırtına, yüksek yerler gibi ortamlardır), kan-enjeksiyon-yara tipi, durumsal tip (tünel, asansör, uçağa binme, araba kullanma, kapalı yerler gibi ) şekilleri vardır. Yaşam boyu görülme sıklığı %11 civarındadır. Hayvan ve yükseklik korkusu en sık görülen özgül fobi alt tipleridir. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla görülür. En sık 25-44 yaş arasındadır.

Sosyal Fobi
Sosyal ortamlarda bir eylem gerçekleştireceği (konuşma, yemek yeme, telefon etme gibi) zamanlarda olumsuz değerlendirileceğinden, aşağılanacağından, küçük duruma düşeceğinden aşırı kaygı duyma ve korkmadır. Böyle durumlardan kaçınır, bu da toplumsal ve mesleki işlevselliğini bozar. Başlama yaşı 5-20 yaşlar arasındadır. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazladır. 15 yaştan önce başlayanlarda depresyonun eşlik etme riski daha da artmaktadır. Çocukluktaki aşırı baskılanmalar sosyal fobi için risk faktörleri olarak belirlenmiştir.

Takıntı-Zorlantı Bozukluğu
Takıntı (obsesyon) yineleyici, ısrarlı, anksiyeteye neden olan, istenmeden gelen, benliğe yabancı düşünce, dürtü ya da düşlemlerdir. Pislik bulaşması takıntıları , emin olamama, simetri ihtiyacı, kazayla başkalarına zarar verme korkusu, saldırganlık saplantısı, dinsel saplantılar şeklinde olabilir.

Zorlantı (Kompulsiyon) takıntıları kovmak için yapılan, yineleyici, kişinin kendini yapmaktan alıkoyamadığı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Yıkama, temizleme, kontrol etme, doğrulanma ihtiyacı, simetri ve kesinlik, istifleme, tekrarlayıcı eylem ve sözcükler şeklinde olabilir. Takıntının doğurduğu anksiyeteyi azaltmak amacıyla yapılır, gerçekle ilgisi yoktur, belirgin olarak abartılıdır, geçici rahatlama sağlar.
Obsesyon ve kompulsiyonlar kişinin zamanının harcanmasına (Günde 1 saatten fazla zaman alır.), günlük işlerin aksamasına, toplumsal ve mesleki işlevselliğin bozulmasına yol açar. Genel nüfusun %2,6’sını etkiler. Ortalama başlangıç yaşı 20’li yaşlardır.

Erken ergenlik ve genç yetişkinlikte başlar. Kadınlarda daha fazla görülür. Çoğu zaman sinsi başlar, alevlenip yatışan bir gidişi vardır. Bu alevlenmeler stresle ilişkili olabilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Hemen herkeste ciddi bir sıkıntıya yol açabilecek stresli bir olayla karşılaştıktan sonra ortaya çıkan; travmatik olayın düşlerde ve düşüncede tekrar tekrar yaşanması, travmayı hatırlatan olaylardan ya da durumlardan kaçınma, duygusal tepkisizlik, otonomik aşırı uyarılmışlık hali, tetikte olma, irkilme ile giden bir klinik tablodur.

Bunaltı bozukluklarının tedavileri arasında davranışçı tedavi, psikodinamik psikoterapi, aile terapisi, grup terapisi ve medikal tedaviler vardır. Hayat kalitesini oldukça düşürdükleri için ciddiye alınması gereken hastalıklardır.

Saygılarımla
Uzm.Dr.Onur Öztürk

Cevapla

Yandex.Metrica
Önceki yazıyı okuyun:
Huzursuz Bacak Sendromu Nedir?

Huzursuz bacak sendromu nedir? Nöroloji Uzmanı Dr. Emel GÖKMEN, Huzursuz bacak sendromu nedir sizler için aşağıdaki videoda anlatıyor. Huzursuz Bacak Sendromu Nedir videosunu sadece bilgi...

Kapat