Anasayfa / Erkekler İçin Sağlıklı Yaşam / Erkek Sağlığı / Prostat Hastalıkları / Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar​
Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar​
Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar​

Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar​

Bu konunun kalitesini değerlendirin

Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar​ Nelerdir? Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar​​ hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Prostat Kanseri Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar​ ​yazısını sadece bilgi edinme amaçlı kullanınız ve sağlık sorunlarınız için vakit kaybetmeden doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Prostat, mesanenin (idrar torbası) hemen altında yer alan ve içinden mesanedeki idrarın dışarı atılmasını sağlayan idrar kanalının geçtiği, sadece erkeklerde bulunan, şekil olarak kestaneye benzeyen bir organdır. Prostatın önemi, yaşlanma süreciyle birlikte boyutlarının ve hacminin artmasıdır. Erkeklerde prostat 40-45 yaşından itibaren büyümeye başlar. Her erkekte büyüme hızı ve şekli farklı olduğundan belirti ve bulgular da farklı olur. Erkeklerin %60-70’inde prostat büyümesiyle birlikte, idrar yakınmaları da başlar ve bu durum kişinin hem yaşam kalitesini düşürür, hem de sosyal hayatını olumsuz etkiler.

Prostatın İyi Huylu Büyümesi (BPH)
Prostatın yaşlanma ile birlikte büyümeye başlaması ve idrar kanalına baskı yaparak hastada sıkıntı veren idrar sorunlarına yol açmasıdır. Bazen çok büyük bir prostat minimal sıkıntıya yol açar veya hiç sıkıntı oluşturmaz, bazen de daha az büyümüş prostat idrar yakınmalarıyla bunaltır.

Prostatın iyi huylu büyümesinin yol açtığı idrar yakınmaları şunlardır:

  • Sık idrara çıkmak,
  • Özellikle geceleri gittikçe artabilen sayıda idrara kalkmak,
  • İdrar yaparken yanma, sızı hissetmek,
  • İdrarı başlatırken zorlanmak, başlatmak için biraz beklemek zorunda kalmak,
  • İdrar yaparken çatallanma; kesik kesik idrar yapmak,
  • İdrar yapma bittiğinde, idrarının tam boşalamadığını hissetmek,
  • İdrar bittikten ve tuvaletten çıktıktan kısa bir süre sonra bir daha idrara gitme ihtiyacı hissetmek,
  • İdrar akım hızının azaldığını hissetmek; idrarın ileriye doğru gidemediğini farketmek,
  • İdrardan kan gelmesi.


Bu bulguların hepsi birlikte olmayabilir. Ancak 45 yaşın üstündeki bir erkekte, bir ya da birkaç bulgunun olması prostatın büyüdüğünün işaretidir.

Tanı için üriner sistem ultrasonografisi, idrar akım hızı testi ile PSA, tam idrar tahlili, gerektiğinde de üre, kreatinin, elektrolit analizleri yapılmalıdır. Eğer tanı BPH ise genelde 3 tedavi seçeneği uygulanır:

  • Bulgu ve belirtilerin çok hafif olması nedeniyle herhangi bir tedaviye gerek duymadan beklemek.
  • Ağız yoluyla alınan bazı ilaçlarla şikayetlerin azaltılmaya çalışılması.
  • Cerrahi yöntemler.


Cerrahi yöntemler için de çeşitli seçenekler vardır:

1. Kapalı Prostat Ameliyatları (TURP)
2. Açık cerrahi yöntemler
3. Laser (Greenlight veya Yeşil Işık) yöntemleri
4. Holmium Laser tedavisi

Prostat Kanseri
Prostat kanseri, ileri yaş erkeklerin bir hastalığı olup, 40 yaşın altında nadiren görülür. Yaş arttıkça prostat kanseri gelişme riski artar. Prostat kanserlerinin %85’i 65 yaşın üzerindeki erkeklerde saptanır. Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türüdür.

Belirli bölgelerde ve belirli ırklarda çok değişik oranlarda görülmesi, ailesel yatkınlık ve diyetin önemli bir rolü olduğunu göstermektedir.

Prostat kanserinin yüksek yağ içerikli diyetle beslenme alışkanlığı olan toplumlarda daha sık olduğu, soya ürünlerinin bol tüketildiği uzak doğu ülkelerinde ise daha az görüldüğü gözlenmiştir. Ayrıca vitamin E, selenyum, özellikle domateste bol bulunan bir antioksidan madde olan likofen ve yeşil çay tüketiminin prostat kanseri olasılığını azalttığı öne sürülmektedir.

Prostat Kanserinin Bulguları Nelerdir?
Prostat kanserinin kendisine özgü bir bulgusu yoktur. Bu yüzden hiçbir yakınması olmayan erkek ne doktora başvurur, ne de laboratuvar tetkikleri yaptırır ve bu nedenle de hayatını ciddi bir riske atar.

Prostat kanseri çok sinsi seyreder. Erken dönemlerde hiçbir yakınmaya neden olmayabilir. İlerleyen dönemde idrar yapma zorlukları, idrarda kan görülmesi gibi prostatın büyümesine bağlı yakınmalar ile karın alt kısımlarında, bacaklarda, belde ağrılar ve kilo kaybı gibi tümörün yayılımına ait yakınmalara neden olur.

Birinci derece yakınlarında prostat kanseri olanların prostat kanserine yakalanma olasılığının normalden 2-11 kat daha fazla olduğu saptanmıştır.

Tanı Nasıl Konur?
Makattan parmakla yapılan rektal muayene ve laboratuar testi olarak PSA tanıda en önemli iki araçtır.

PSA (Prostat Spesifik Antijen) prostat bezinde üretilen bir maddedir. PSA serumda serbest ve bağlı olarak bulunur. Prostat bezi ile ilgili bir bozukluk olduğunda kan PSA düzeyinde artış olur. PSA yüksekliğinin tek nedeni prostat kanseri değildir. İyi huylu prostat büyümesi ve prostat iltihapları da PSA’yı yükseltir. Serbest/total PSA oranı iyi huylu prostat büyümesiyle prostat kanserini birbirinden ayırmada yararlıdır.

Transrektal ultrasonografi (TRUS): Rektumdan yerleştirilen bir prob aracılığı ile prostat bezine ses dalgaları gönderilir ve geri yansıyan ses dalgaları aracılığı ile prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kesimlerinin detaylı görüntüsü alınır. Bazen prostat kanseri tanısında rektal muayene ve PSA testine ek olarak TRUS’tan yararlanmak gerekebilir. Ayrıca prostat bezinden parça almak (biyopsi) gerekirse TRUS bu işlem için de yardımcı olur.

Biyopsi: Mikroskop ile incelenmek üzere prostat bezinden hücre örneklerinin alındığı cerrahi bir işlemdir. Biyopsi rektumdan prostat bezi içine uzatılan özel iğneler yardımı ile alınır. Biyopsi prostat bezi içinde kanser varlığı ve tipinin belirlenmesinde kullanılan en son yöntemdir.

Prostat Kanseri erken tanı konduğunda kesinlikle tedavi edilebilen bir hastalıktır. 40 yaşın üstündeki her erkek idrar yakınması olsun veya olmasın yılda bir kez PSA tetkiki yaptırıp, rektal muayeneden geçmelidir. Ancak bu sayede prostat kanserinin kesin tedavisi mümkündür. Eğer rektal muayene veya PSA testinde bir şüphe varsa transrektal ultrasonografi yapılmalıdır. Rektal muayene ile ancak belirli bir boyuta ulaşmış prostat saptanabilir. Erken dönemde PSA bakılması erken tanı açısından çok önemlidir.

Prostat Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
Prostat kanserinin tedavisine kanserin evresi, nasıl seyrettiği, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu ile değişik tedavi seçeneklerinin yan etkileri göz önünde bulundurularak uzman doktor kontrolünde karar verilir.

Tedavi seçeneğinin belirlenmesinde en önemli kriterlerden biri prostat kanserinin evresidir. Erken evrelerde birinci amaç kanseri vücuttan tamamen çıkarmak ya da kanser hücrelerini öldürmektir. Eğer kanser ileri evrelere ulaşmış ise kanser hücreleri tamamen temizlenmeyecek ya da öldürülemeyecek kadar çoğalmış demektir. Bu durumda kanserin büyümesini yavaşlatmayı veya durdurmayı amaçlayan tedavi seçenekleri ön plana çıkar.

Erken evrelerde kanser prostat bezi içinde sınırlı iken uygulanabilecek tedavi seçenekleri şunlardır:

1. Radikal prostatektomi; özel bir ameliyat yöntemi ile tüm prostatın çıkarılmasıdır. Amaç prostatın çıkarılması ile vücuttan kanser hücrelerini tam olarak temizlemektir.
2. Radyasyon tedavisi; prostat bezi içerisindeki kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlar. İki şekilde uygulanabilir.

a) Radyasyon ışınlarının vücut dışından prostat bezine doğrudan uygulanmasıdır.
b) Brakiterapi denilen, prostata ameliyathane ortamında ve koşullarında yerleştirilen radyoaktif çekirdeklerle yapılan ışın tedavisidir. Karın içine leğen kemiğinin dibine, rektumun önüne ve testislerin gerisine konan metal kateterler ile radyoaktif madde yok edilmek istenen kanserli dokuya verilir. Böylece normal bir ışın tedavisi ile çevre dokulara verilen ışın dozu brakiterapi yöntemi ile azaltılarak erkeklerde ereksiyonu (erkeklik organının sertleşmesi) sağlayan sinir ve damarlarda daha az hasara yol açar. Son dönemlerde radikal prostatektomi ameliyatlarında robot yardımıyla cerrahi girişimler yapılmaktadır. Bu yöntemin avantajları şunlardır:

  • Radikal prostatektomi ameliyatlarının yol açtığı cinsel fonksiyon kayıplarını azaltır.
  • İdrar kaçırma problemleri daha az olur.
  • Kan kaybının çok az olması nedeniyle çoğunlukla hastaya kan verilmesine gerek kalmaz.
  • Daha küçük yara izleri kalması nedeniyle kozmetik avantajlıdır.
  • Uzun süreli hastanede yatmaya gerek kalmadan fizik aktiviteye daha erken dönülebilir.


Erkeklerde en çok görülen kanser olan prostat kanseri erken evrede teşhis edilirse, doğru ve yerinde bir tedavi ile iyileşme şansı yüksek bir hastalıktır. Bu nedenle her erkek 40 yaşından sonra gerek laboratuvar, gerekse klinik muayeneyle kontrol altında tutulursa, prostat kanseri hayatı tehdit edici bir hastalık olmayacaktır.

Cevapla

Yandex.Metrica
Önceki yazıyı okuyun:
Prostat Hastalıkları​
Prostat Hastalıkları​

Prostat​ Nedir? Prostat Hastalıkları​ hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Prostat Hastalıkları​​​​ ​yazısını sadece bilgi edinme amaçlı kullanınız ve sağlık sorunlarınız için vakit kaybetmeden doktorunuza...

Kapat