Anasayfa / Bebek Ve Çocuk Sağlığı / Ergenlik&Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığı / Ergenlik Dönemi Ve Davranış Bozuklukları
Ergenlik Döneminde Görülen Davranış Bozuklukları Nelerdir?​
Ergenlik Döneminde Görülen Davranış Bozuklukları Nelerdir?​

Ergenlik Dönemi Ve Davranış Bozuklukları

Bu konunun kalitesini değerlendirin
Ergenlik Döneminde Görülen Davranış Bozuklukları Nelerdir? Ergenlik Dönemi Ve Davranış Bozuklukları hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Ergenlik Dönemi Ve Davranış Bozuklukları yazısını sadece bilgi edinme amaçlı kullanınız ve sağlık sorunlarınız için vakit kaybetmeden doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.​​​

Ergenlik dönemi 14-21 yaş arası olup; çocuklukla yetişkinlik arasında bir geçiş dönemidir. Bu dönemde çocuk, gelişiminin belirli bir kısmını tamamlamıştır. 10 yaşına kadar soyut kavramları ve sosyal mantıksal değerleri yargılama yeteneği olmayan çocuk, yavaş yavaş bulunduğu çevreyi, insanlarla ilişkilerini ve bunlar arasındaki bağlantıları değerlendirmeye başlar. Ergenlik dönemi bir gelişim sürecidir. Bu dönemde kişi hem biyolojik hem de psikolojik olarak değişir, gelişir. Bu değişim ve gelişim süreci hem ergenler hem de ebeveynler için engebeli bir yol gibidir. Evde ailenin tutumu, okulda öğretmenlerin tutumu yalnız ve mutsuz ergenin hayatta başarılı olması açısından oldukça önemlidir. Ergen, kendini topluma kabul ettirerek birey olduğunun farkına varılmasını ister. İşte tam da bu noktada ergen için zorluklar başlar. Ergenlikte ortaya çıkan hormonal değişiklik, duygu durumunda dengesizliklere sebep olur. Ergen, içinde bulunduğu arkadaş çevresinde ya da okulda bazı sorunlar yaşamaya ve geri planda kalmaya başlarsa; sosyal çevreden uzaklaşarak mutsuz biri olmaya başlar. Bu mutsuzluk fark edilmezse; ergenlik depresyonları, yeme bozuklukları, madde ve alkol bağımlılığı gibi sorunlar ortaya çıkabilir.


Okul, ergenin yaşamında önemli yer tutar. Okul, yaşamında gerekli olacak değerleri ve bilgileri kazandırırken, topluma uyum sağlaması için gerekli sosyalleşme becerilerini de kazandırır. Ergenin okulda karşılaştığı en önemli sorun sosyalleşmedir, çünkü okulda sosyalleşmeye başlamakta ve topluluk içine girmektedir. Bu süreçte içinde bulunduğu ortamda ve yaşıtları içinde var olmaya çalışır. Bu dönem tam bir kişiliği var etme savaşıdır. Ergenlik döneminde okuldaki başarı arka planda kalır. Çünkü bu başarı yaşıtları tarafından çok kabul görmez ve onore edilmez. Buna karşılık fiziksel olarak ya da sosyal yönlerden başarısız olan ergen, kendini güçlü hissetmek için okulda başarılı olmaya çalışır. Ergenler okul, aile ve arkadaşları ile olan sorunlarını davranışları ile gösterirler. Ciddi anlamda iletişim kuramayabilirler, kendilerini ifade etmezler veya ifade etmek istemezler. Ergenlerde içe kapanma ve mutsuzluk görülür, hatta bazen odasına kapanarak yalnız kalmak istemesi dahi doğaldır. Çünkü aileden uzaklaşmak ister. Ancak bu durum ciddi boyutlara ulaştığında ve ergen kendini iletişime tamamen kapattığında; aslında “ben mutsuzum ve sorunlarımla baş başa kalıyorum” mesajı vermektedir. Diğer yandan, özellikle okulda, sık ortaya çıkan yıkıcı davranışlar sergilenebilir. Bu dönemde aileye karşı da yoğun tepkiler olur ve okuldaki başarıda düşüş görülebilir. Bunlar ailelerin ve eğitmenlerin çok dikkat etmesi gereken noktalardır.
“Yıkıcı Davranış Bozuklukları” ergenlerde sık görülen bir psikiyatrik sorundur. Ergenlikte yıkıcı davranışlar sergileyen kişilerin yetişkinlikte bu davranışları bıraktığı görülmektedir. Ancak çok az bir kısmında rahatsızlık devam etmekte ve ileride kendini “antisosyal kişilik bozukluğu” olarak göstermektedir. 

Karşı olma bozukluğu
Kurallara uymama, tekrarlayan karşı çıkışlarda bulunma ve düşmanca davranışların en az 6 ay süre ile devam etmesi ile tanı konulmaktadır. Çocuğun bu tavrı, çevresi için sinir bozucu olabilir. Ancak çocuk, sergilediği olumsuz tutuma rağmen başkalarının haklarını ihlal etmez. 

Davranış bozukluğu
Çocuk ve ergenlerde davranış bozukluğu, başkalarının haklarını veya temel toplumsal kuralları ihlal eden, tekrar edici davranış modeli ile tanımlanır. Bu tutum çocukta çeşitli ortamlarda en az 12 ay boyunca sürer ve bazı davranış bozukluklarına yol açabilir.

Bunlar:

  • Fiziksel saldırı, insan ve hayvanlara zarar verme tehdidi,
  • Mala zarar verme,
  • Yalancılık veya hırsızlık,
  • Kuralların ihlali.


Tüm bu yaşananlar aslında ergenin yardım talebidir. Öncelikle onu tanımak ve değişimleri görebilmek önemlidir. Aile, baskılamak ve eleştirmek yerine sakin yaklaşmalıdır. Eleştiri ve baskı çocuğun ailesine, okulda yaşadığı sorunlara ve yalnızlığına dair çatışmaları artırır. Ergen, anlaşılması gereken bir bireydir, bu süreçte güven duygusunu arar ve destek olunmasını ister. Özellikle anne babanın desteği çok önemlidir. Eleştirmek yerine ergenin sergilediği davranışların nedenlerini araştırmak daha doğru olacaktır. Önemli olan, ona rahat hareket edecek alanı yaratmaktır.

  • Anne babalar ergenin kendi kimliğini ortaya koymasına izin vermelidirler. Onun ayrı bir kişilik olduğu kabul edilmelidir, böylece iletişim sağlıklı olur.
  • Anne babalar onun duygularını yoğun yaşadığını ve düşüncelerinin doğru ve kesin olduğuna inandığını unutmamalıdır.
  • Anne babasından anlayış göremeyen, onlarla çatışma içinde olan ergen; evde bulamadığı güveni arkadaş çevresinde arar. Arkadaşlarından ayrı kalmamak için kendisine aykırı gelen düşünceleri, tutumları ve davranışları benimseyebilir. Aile ortamı sağlıklı olursa o da mutlu olur.
  • Ergenlerle iletişimde önemli olan bir nokta da ebeveynlerin tepkiler ve çelişkili davranışlar karşısında soğukkanlı kalabilmesidir.

Son Aranan Kelimeler

Cevapla

Yandex.Metrica
Önceki yazıyı okuyun:
Çocuklara Sorumluluk Almayı Öğretmek
Çocuklara Sorumluluk Almayı Öğretmek

Çocuklara Sorumluluk Almayı Nasıl Öğretebilirsiniz?​ Çocuklara Sorumluluk Almayı Öğretmek hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Çocuklara Sorumluluk Almayı Öğretmek yazısını sadece bilgi edinme amaçlı kullanınız...

Kapat