Anasayfa / Sağlık Rehberi / Aşk Ve İlişki Bağımlılığı / Aşk Ve İlişki Bağımlılığında Yetişkin Aşkı
Aşk Ve İlişki Bağımlılığında Yetişkin Aşkı
Aşk Ve İlişki Bağımlılığında Yetişkin Aşkı

Aşk Ve İlişki Bağımlılığında Yetişkin Aşkı

Bu konunun kalitesini değerlendirin

Aşk Ve İlişki Bağımlılığında Yetişkin Aşkı hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Aşk Ve İlişki Bağımlılığında Yetişkin Aşkı yazısını sadece bilgi edinme amaçlı kullanınız ve sağlık sorunlarınız için vakit kaybetmeden doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.​

Yetişkin aşkı, içsel saldırganlığın hoşgörüye dönüştüğü, ötekine karşı derin bir özdeşlemenin ve bağlılığın yaşandığı bir aşktır. Aşk ideal benlik bir durumudur ve bu haliyle benliği zenginleştirir. Romantik gençlik aşkıyla yetişkin aşk arasındaki bağı yetişkin aşkının bir işlevi olan idealleştirme kurar. Yansıtılan egonun idealidir.

İlk önce aşık olunan kişinin bedeni sonra kişiliği idealleştirilir. Sonra aşık olunan kişinin etik, kültürel ve estetik değerleri idealleştirilir. Artık sevgi doğmuştur. Sevgi duyabilmek, aşk ve saldırganlığı bütünleştirme kapasitesinin bir göstergesidir.

Tutku, benliğin sınırlarını geçmeyi ifade eder. Tutkuda benliğin zamana ait sınırları aşılır ve yeni yaratılmış bir dünyaya geçilir. Kişi kendi benliğini aşarak karşındakinin benliği ile tutkulu birlik oluşturur. Kendi benliğinin başkasıyla özdeşleşmesi ve kendi benlik sınırlarının kaybolması kişiyi korkutmaz. Yaşanan aşık olunanla bir olma duygusudur. Aksine her iki benliğin birlikteliği, bireysel varoluşa ve hatta ölüme meydan okumaktır. İdeal ötekiyle birleşen iki benlik ölümün karşısında dimdik durur. Ama işte tam bu nedenledir ki, ayrılık ölümdür. Ayrılık kişiye ölümü yaşatır.

Aşk ambivalan bir duygudur. Aşkın çelişkili bir doğası vardır. Kişi hem aşık olduğu ile bütünleşir, hem de onun elde edilemez bilincinin farkına varır. Aşk karşıdaki kişinin özgürlüğünü ortaya koyar. Aşık olunan kişinin elde edilemezliği ondan korkulmasına ve hatta nefret duygusunun yaşanmasına yol açar. Aşk bebeklik ve çocukluk ideallerimizin yansıtılmasıysa, bir süre sonra o döneme ait ilksel saldırganlık duygularının da yaşanmaya başlanması kaçınılmaz olacaktır.

Gençlik döneminde erkeklerde kadınları aşağılama davranışı, kızlarda ise erkeğin saldırgan olacağı korkusu hakimdir. Yetişkin döneminde kişi bu duygularından sıyrılır. Kişi artık aşk, cinsellik ve sevgide almayı değil, artık bunları vermeyi de öğrenmiştir. Artık aşık olunan kişiyle bir özdeşlik kapasitesine sahip olunmuştur. Saldırgan duygular, her ilişkinin temelinde vardır. Cinselliğe haz katan, cinselliği monotonluktan koruyan da budur. Süper ego saldırganlığı yumuşatır ve sorumluluk ve ilgi duymaya çevirir.

Kişi aşık olurken karşındakinden bilinçli beklentileri vardır. Ama belirleyen bilinçdışı istek ve korkulardır. Kişinin uğruna savaştığı ideallerine uygun bir eş seçimi, aşkın temeli olan idealleştirmenin başarıyla gerçekleşmesini sağlar. İşte bunun gerçekleşmesi, ötekine bağlanmayı ve bağlılığı artıran bir etken olacaktır.

Bütün insan ilişkileri bitmeye yazgılıdır. Kaybetme, terk edilme ve ölüm tehdidi aşk ne kadar derinse o kadar büyüktür. Bunun ayrımında olmak da aşkı derinleştirir. Otto Kernberg

Karşılıksız aşklarda kimi zaman mazoşisttik eğilimler dikkati çeker. Elde edilemez ve hayal kırıklığı yaratması aşikar olan kişilere aşık olunmuştur. Bu kişilerde gerçek dışı, çocuksu idealleştirmeler çok belirgindir. Aşkın karşılıksız olduğu dönemde aşkın şiddetlenmesi ise çok sıktır. Bu tür ilişkiler ödipal dönemin anne ya da babaya duyulan ulaşılmazlığı belirgin olan ilişki yapısını barındırır.

Ümitsiz aşk aşırı idealleştirmedir. Aşırılık engellenmeyi getirir. Engellenme mazoşisttik duyguların tatminidir. Karşıdakine duyulan saldırganlık kadar, kendine karşı yaşanan saldırgan duygular da aşkın ambivalan doğasını dürter, uyarır ve aşkı azdırır. Karşılıksız aşk, aşkı azaltmaz güçlendirir.

Bu kalp seni unutur mu?
Aşk kalbin içinde midir? Kalbin içine yuvalanmış, orada saklanmış mıdır? Ve uyarıldığında ortaya çıkar, kalbe yaşatmadığı çarpıntıları ve dalgaları mı yaşatır. Yoksa, kalp mi aşkın içinde saklıdır. Aşk ortaya çıkınca koşuşturmaya başlar, eli ayağı birbirine karışır. Aşk kişinin varolduğunu hissettirir. Aşk, ölüme meydan okumaktır. Kalp, ölümün düşmanıdır. Kalp, yaşamaktır. Aşklar kalpsiz olamaz. Kalp de aşksız….

Aşk kahırlı bir mutluluktur ya da mutlu bir kahırKadınlarla erkeklerin bazen birbirine denk gelen tutkularıdır.

Savaş da aşk gibidir. Yüz yüze gelmek gerekir.

Aşk mı savaş mı bir kumardır daha çok? Hangisinde kaybedenlerin sayısı daha fazlaysa, elbette o…

Çetin Altan, Sabah, 14 şubat 1998

Aşk üstüne konuşmak çok kolaydır. İsterseniz saatlerce aşk üstüne konuşabilirsiniz. Herkes aşk üstüne konuşacak bir şeyleri vardır. Belki yaşamıştır, belki düşünmüştür.

Cevapla

Yandex.Metrica
Önceki yazıyı okuyun:
Aşk Ve İlişki Bağımlılığının Ortak Özellikleri
Aşk Ve İlişki Bağımlılığının Ortak Özellikleri

Aşk Ve İlişki Bağımlılığının Ortak Özellikleri Nelerdir? Aşk Ve İlişki Bağımlılığının Ortak Özellikleri hakkında sizin için topladığımız bilgiler aşağıdaki gibidir. Aşk Ve İlişki Bağımlılığının Ortak...

Kapat